Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçirdiği sağlık operasyonunun ardından bir süreliğine nekahat dönemine girmişti.
Bahçeli’nin istirahat süresi boyunca çeşitli çevrelerce ortaya atılan dezenformasyon kampanyaları, ölümüne dair asılsız iddialarla sosyal medyada yayılmaya çalışıldı. Ancak liderin yokluğu sadece fiziksel bir mesafeydi; fikirleri, öngörüleri ve Türk milletine olan bağlılığı, onun varlığını her daim hissettirdi.
Bugün ise MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümünde, Devlet Bahçeli sahaya geri döndü.
"Bu dönüş, sadece bir liderin değil, bir milletin iradesinin teyididir"
Konuya ilişkin açıklama yapan MHP Zonguldak İl Başkanı Çağatay İpekçi, Bahçeli’nin yeniden milletin karşısına çıkmasının sadece siyasi bir hareket değil, Türkiye’nin iç ve dış tehditlere karşı bir mesaj olduğunu vurguladı. İpekçi, "Türk siyasetinin en önemli liderlerinden biri olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, geçirdiği sağlık operasyonun ardından bir süre nekahat dönemine girmişti. Ancak onun yokluğu, sadece fiziksel bir mesafeden ibaretti. Çünkü Sayın Genel Başkanımız, her zaman olduğu gibi fikirleriyle, stratejik öngörüleriyle ve Türk milletine olan bağlılığıyla siyasetin merkezinde olmaya devam etti.
Genel Başkanımızın nekahat döneminde olması, onu yok saymak isteyenler için bir fırsat gibi görüldü. Özellikle bazı şer odakları ve ona karşıt olan çevreler, dezenformasyon kampanyalarıyla sayın Genel Başkanımızın öldüğüne dair asılsız iddialar yayarak bir algı operasyonu yürüttüler. Ancak tarih boyunca, büyük liderler bazen yalnızca sözleriyle ve miraslarıyla bile yön verirken, sayın Genel Başkanımız varlığını bizzat görünmeden hissettirmeye devam etti. Onun güçlü fikirleri, ittifak siyasetinde belirleyici rolü ve milli meselelerdeki net duruşu, Türkiye’nin siyasi rotasında her zaman etkili oldu.
Ve bugün, tam da Türk milliyetçiliğinin lideri, Partimizin kurucu genel başkanı, Başbuğ Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümünde, sayın Genel Başkanımız nekahat dönemini tamamlayarak halkımızın karşısına çıktı. Liderimiz, sadece fikirleriyle değil, bugün fiziksel olarak da milletin karşısına çıkarak, Türk milliyetçiliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha gösterdi. Başbuğumuzun mezarına yaptığı ziyaret, bir anma töreninin ötesinde, Türk devletinin bekasına sahip çıkan bir liderin yeniden milletine göz kırpmasıdır.
Sayın Genel Başkanımızın dönüşü, yalnızca siyasi bir hareket değil, Türkiye’nin iç ve dış tehditlere karşı bir mesajıdır. O, Türk milletinin zor zamanlarında her zaman en güçlü duruşu sergileyen bir lider olmuştur. Fikirleriyle her an siyasete yön veren, gerektiğinde geri planda kalarak stratejik hamlelerini yapan ama en kritik anda sahneye çıkarak milletine umut veren bir liderdir.
Onun varlığı, Türkiye’nin milli ve manevi bütünlüğü için büyük bir teminattır. O, devlet adamlığını yalnızca kürsülerde konuşarak değil, gerektiğinde sessiz kalarak, zamanı geldiğinde ise en gür sesle konuşarak göstermiştir. Türkiye’nin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, onun tekrar görünmesi ve milletinin huzuruna çıkması, dost için güven, düşman için ise bir uyarıdır.
Bugün bir kez daha görülmüştür ki, Sayın Genel Başkanımız yalnızca bir siyasi lider değil, Türk milletinin vicdanı, ülküsünün temsilcisi ve devlet aklının ta kendisidir. Görünmediği zamanlarda bile fikirleriyle siyasete yön veren Bilge Liderimiz, şimdi hem fikirleriyle hem de varlığıyla Türk milletine hizmet etmeye devam edecektir. Bu dönüş, sadece bir liderin geri dönüşü değil, bir milletin iradesinin yeniden teyididir. Allah onu başımızdan eksil etmesin” dedi