Türkiye’de özellikle belediyelerde son yıllarda sosyal pazarlamanın gerçeklerin önüne geçtiğini görüyoruz.
Kimi zaman iş yapan belediye ve kurumların yeterine kendilerini anlatamadığına dikkat çekerdik.
Ancak bazen de belediyelerin sosyal medya pazarlamasına hizmetlerden daha fazla önem verdiklerini üzülerek görüyoruz.
İşin içine politik kutuplaşma, inatlaşma, öngörü körlüğü de girince kitleler de neyin doğru neyin yanlış olduğuna bakmaksızın inanıyor.
Öyle görmek istiyor.
Taraftarlık gerçeklerin önüne geçince toplumsal yozlaşma her alanda katlanarak devam ediyor.
Mesela Zonguldak Belediyesi.
Hayaller, bilboardlar Paris ama gerçekler Zonguldak!
Tahsin Başkan ne yazık ki hizmetkar bir belediye başkanı olmanın çok ötesinde kısa sürede milletvekili olmanın derdiyle yanıp tutuşan bir aktör gibi.
Oysa Tepebaşı, Bahçelievler, İncivez, Karaelmas, Ontemmuz, Mithatpaşa, Yeşilmahalle’de borular patlıyor!
Ekipler gidemiyor, gidenler de malzeme yok diye erteliyor!
Belediyenin içinden gelen bilgiler bu yönde!
Muhtarlar da isyanda!

Borçları asalım!
Zonguldak Belediyesi’ni şöyle borçlu aldık böyle borçlu aldık diyerek sosyal algı çabasıyla belediyeye borç listesi asan Başkan Tahsin Erdem döneminin ilk yılında borç 400 milyon artmış.
Hem de yatırım yapılmadığı halde.
Mutlaka bir muhasebesi vardır.
Borç neden arttı demiyoruz.
İş yaparsınız.
Hizmet satın alırsınız.
Başka şeyler yaparsanız borç artar.
Trajikomik olan Sayın Erdem’in geçmişten itibaren biriken tüm borçların Selim Alan döneminde olduğu algısı ile belediyeye dev pankartlar asmasıydı.
Sayın başkana düşen görev yeni bir pankart yaptırıp yeni borçları belediye binasına astırmaktır.

Ne oldu hurda işi!
Bir de Başkan Tahsin Erdem gelince Fevkani Köprüsü ve hurda yolsuzluğu iddialarının bilinmeyen taraflarını açıklayıp önceki başkan Selim Alan’ı yargılatacaklardı.
Ne oldu?
CHP ve Tahsin Başkan kanadı bu işin peşini mi bıraktı yoksa işe yarar bir şey mi bulamadı?

İşe gitmiyor maaş alıyorlar!
Zonguldak Belediyesi mahalle yolu yapamaz ve vatandaşların alt yapı taleplerini karşılayamaz durumda.
Buna karşılık personel fazlalığı varken 70’den fazla personel alındı.
Şimdi yenileri alınacak.
Hem eski çalışanlardan hem de yeni işe alınanlardan işe gitmeyenleri görüyoruz.
Her yerde.
Amaç çok üretken bir belediye teşkilatı kurmak değil parti mensubu gençlere, aile yakınlarına hatta tefecilik yaparak geçinenlerin de aralarında olduğu bazı isimleri belediyeye almak.
Belediyenin tüm birimlerinde aksaklıklar var.
‘Tahsin baba’ diyerek kaytaranlar, parti rozeti gösterenler, başkanın oğluyla takılanlar ne amir dinliyor ne de müdür.

Boykot meselesi!
Onu boykot ediyoruz.
Bunu boykot ediyoruz diye çıkanlar var.
Yaşanan son siyasi tartışmalar sonrasında marka bazlı bazı tepkiler ve boykot çabalarının nispeten bir karşılığı olsa da 2 Nisan için topyekun boykot çağrısı da bu çağrıların siyasi bir akıma çevrilmek istenmesi de saçmalıktı.
Yani güzel ülkem Türkiye’den çok garip insan ve siyasetçi manzaraları gördük!
Kimine güldük kimine ağladık!
Mesela biz yıllardır Zonguldak’ta Zonguldak’ın yerel markalarına, yerel ürünlerine ve yerel marketlere sahip çıkılmasını öneriyoruz.
Bunun gerekçelerini de sık sık dile getiriyoruz.
Alışverişlerimizi yerel marketlerimizden yapıyoruz.
Peki yerel marketlerimizin bazıları ne yapıyor?
Halkı kazıklamaktan vazgeçmiyor!
Çalışanının hakkını ödemiyor!
Fazla mesaisine göz koyuyor!
Müşteriyi vitrindeki mal sanıyor!
Amacına ulaşmayan boykotun ucu onlara da değince hemen zıplamışlar!
Her ne kadar bazıları hak etmese de biz yine de yerel marketlere, yerel markalara, yerli üretime sahip çıkılması gerektiğini tekrar tekrar yazıyoruz!
Meydanlarda İsrail mallarını boykot çağrısı yapıp vitrinlerdeki İsrail ürünlerine indirim yapanlara da selam olsun!

Selim Alan ve diğerleri!
Önceki dönem Belediye Başkanı Selim Alan’a çok yazdık.
Kötü olduk.
İşine gelmeyenlere burun kıvırdı, tehdit etti.
Bugün Selim Alan’ın aranan adam durumuna gelmesi geçmişteki kin, nefret, ego ve hatalarını silmiyor maalesef.
Seçildiği günlerde hiçbir pazarlığımız, talebimiz olmadığı halde medyayı dizayn edeyim, partiyi dizayn edeyim, CHP’ye başkan atayayım derken dizayn oldu.
Sonuçta.
Bugün kaybeden Zonguldak oldu.
Hizmete biraz partiler üstü bakmak lazım.
Selim Alan bu kadar iş yaparken biraz olsun bizi dinleseydi bugün MHP ile birlikte yeniden kazanır ve şehirde yeni şeyleri konuşuyor olurduk.
Şehir adına talep etme hakkımız vardı.
Zonguldak için yine kayıp yıllar yaşıyoruz.
Selim Alan’a da bundan sonraki siyasetçilere de ders olsun!
Yazık şu Zonguldak’a!