Ankara’nın Zonguldak’tan yükselen değişim beklentilerine ne kadar kulak verdiğini göreceğiz.
Gerçek olan şu ki Zonguldak siyasi temsilden çok şey kaybetti.
Şehrin bugün bu kadar geri kalmasının tek nedeni budur.
Farklı, kararlı, şehir adına cesur olamayanlar şehir adına fark yaratamaz.
Durum budur.
İsimlere takılmayın.
Şehrin asıl ihtiyacı nedir?
Sokak neden dert yanıyor?
Şu partili bu partili demeden şehir ne istiyor?
Sokak.
Esnaf.
İş dünyası.
İşçi.
Memur.
Gençlik.
İşsiz.
Şehrin duygularını yeterince doğru ve ısrarlı ifade edemeyenler nedeniyle bu şehir hep kaybetmek zorunda mı?
Kendini ifade edemeyenler şehri nasıl ifade edecek?
Biz böyle yazınca hedef oluyoruz.
Bizden rahatsız olanlar yürekleri yiyorsa kendi partilerinde memnuniyet anketi yaptırsın!
Sonucun bizim anlattığımızdan beter olduklarını görecekler.
Bizde sevgi - saygı – çizgi değişmez.
Ancak bu şehirde iş dünyasından esnafına, işçisinden işsizine, STK’sından medyasına, emeklisinden memuruna, belediye başkanından muhtarına, bürokratından garibanına kadar herkes ağlıyorsa o zaman herkes - hepimiz gereğini yapmak zorundayız!
“Benim partimden olsun da ne olursa olsun” mantığı yanlış!
Tembel.
Yanlış.
İhanet etmiş.
Zonguldak’ta başka, Ankara’da başka konuşmuş.
Kendine çalışmış.
İnsanları ötekileştirmiş isimler listelerde olmasın!
Öyle değil mi Polat abi!
Musluklardan kibir değil samimiyet aksın!
Belediyelerin suya zam meselesi yine gündemde.
Fahiş zamlar hangi gerekçe ile yapılırsa yapılsın protesto edilir.
Daha önce yazdım.
Çok yazdım.
Sorun sorundur.
Halkın mağduriyeti kişilerin siyasetine, kişilerin bireysel çıkarına göre değişemez.
Zonguldak Belediyesi’nin önünde haklı olarak zamlara tepki gösteren siyasi partilerin temsilcileri aynı tepkiyi Çaycuma veya bir başka belediyenin önünde göstermiyor, gösteremiyor ise bu siyasi cahillik ve samimiyetsizliktir.
Bunun tam tersi de olsa değişen olmaz.
Yani doğru ve halkın mağduriyeti kişilerin siyaseti veya partisine göre değişmemeli.
Bu halka salak muamelesi yapmaktan vazgeçin!
Elektrik maliyetleri de hazır düşmüşken bu indirimler su faturalarına aynı oranda yansıtılmalı ki ne kadar samimi olduğunuzu tüm aboneler görsün!
Musluklardan kibir, algı, çamur akmasın.
Musluklardan önce samimiyet aksın!
Kilimli hattında yaşanalar!
Kilimli’de bir halk otobüsü tartışması var.
Herkes konuya farklı açıdan girmeye çalışıyor.
Belediye Başkanı Altun’un seçim döneminde belirttiği bir akbil sistemi var.
Ancak minibüsçüler istemiyor.
Onlar da alışagelmiş düzenin değişmesini istemiyor.
Normaldir.
Kendi açılarından haklılar!
Ancak vatandaş ne diyor?
Vatandaş ne istiyor?
Doğrusu ne?
Hizmet kalitesi nasıl artar?
Araçlarda izdiham, ayakta yolcu sorunu, yolcuya kötü muamele nasıl önlenir?
Zonguldak – Kilimli arasında tünel açıldı ancak vatandaş kısa mesafeden nasıl taşınır?
Burada ortak akıl çalışmak zorunda.
Her değişim sancılıdır.
Özellikle bu değişim Kilimli gibi yerlerde ise daha da sancılıdır.
Kamil Altun’dan beklediğini bulamayınca hedef saptırmaya çalışanlar olabilir.
Belgesi, tanığı, kaydı olan varsa getirsin.
Kilimli’de kim belediye başkanı olursa olsun bu düzenlemeye ihtiyaç kaçınılmaz olacaktı.
Eğer Kilimli yolcusu bu sistemden memnun ise buyursunlar devam etsiler!