Kahramanmaraş depremi sonrası tüm yapılan binaların güvenilirliği sorgulanıyor.
Küçük bir araştırma yaptık.
İnşaat piyasası içinde sabuncular var!
Onlar kendilerini biliyor!
*
Öncelikle bilmek gerekir ki Düzce – Bolu merkezli şiddetli bir depremde Zonguldak için de büyük risk var.
Hiçbir şey eskisi gibi olmamalı.
*
Depreme dayanıklı bina yönetmeliğinin standartları belli.
Fakat burada bazı müteahhitler ile birlikte mimar, zemin etüdü yapan firma ve yapı denetçileri; bina güvenliği için maksimum değerleri değil minimum değerleri yani asgari şartları baz alıyor.
*
Bunların hepsini muhatabından dinledik.
Şu aşamada firma vermek ve bunları belgesiz yayınlamak doğru değil ama bazı bilgileri paylaşalım.
*
Hilelerin en büyüğü zemin raporunda yapılıyor.
Tek bir köşeden örnek alıp tüm araziden almış gibi rapor edenler var.
Bunun üzerine yumuşak dokulu zeminlerde kazıklama yapmadan temel atıp bina yapanlar var.
İnşaat firmalarının zemin etüdü konusunda kimlerle neden çalıştığı da şüpheli!
*
Bir de hazır betoncular var.
Kolon betonlarını c35 döküp, zemin betonlarını sulandırmayı alışkınlık haline getirenler olmuş.
Telefon edip 20 mikserden sadece 4 numaralıdan numune alınmasını isteyenler inşaatçılar var!
*
Burada müteahhit bizzat işin başında değilse onların da pek haberi olmuyor.
Daha çok ustaların kolayına geliyor.
Betoncu daha cıvık betonu daha rahat üretiyor.
Veya kağıt üzerinde c35 olan, gerçekte 25-30 seviyelerine inebiliyor!
*
Unutmadan!
Bunun öncesinde çamurlu olan kumların yıkanıp yıkanmaması meselesi var ki bu da betonun ‘C’sini etkiliyor.
*
Anlatılanlardan çıkardığımız sonuç;
Doğru zemin raporuna bağlı olarak, inşaat projesinin statik hesaplamalarının doğru olup olmadığı önemli.
Biri yanlış ise diğerlerinin doğru olmasının pek anlamı yok gibi!
*
Kolonlarda kullanılan demirlerin kalınlığı, zemin raporu ve inşaat projesi statik hesaplamasının gereği olarak kullanılacak etriyelerin kalınlığı, etriyeler arasında mesafenin doğru hesaplanması, kulak bırakılması önemli.
Burada da kağıt üzerinde yazılanlar ile uygulamada doğan farklar dikkat çekiyor!
*
Yani müteahhitlerin düzgün olması da tek başına yetmiyor, yapı denetçisinin düzgün olması da!
*
Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü personeli burada kilit rol oynuyor.
İşi sıkı tutanlar görebildiklerine müdahale ediyor.
Göremedikleri veya yanlış aksettirilenler varsa arada kaynıyor.
İşi hakkıyla yapan bir ismi öğrendik.
Kendisini tanımıyoruz.
Hakkında çok güzel şeyler duyduk.
Ama bazıları ondan rahatsız.
Onu da öğrendik!
*
Kimseyi karalamak, hedef göstermek amacında değiliz ancak deprem yönetmeliğinin çıktığı tarihten itibaren yapılan tüm binalarla ilgili zemin etüdü başta olmak üzere hak sahiplerinin bilgilendirme zorunluluğu olmalı!
*
Ve imar meselesi.
Neye göre?
Kime göre?
Tüm bölgelerde; “Ama zemini sağlam” demek kat sayılarını yükseltmek için bir gerekçe olmamalı.
Bu güzel şehri çöp yapmanın büyük bir vebali var!
*
Öyle Zonguldak’tan doğru deprem bölgesinde yaşananlar için ah vah etmekle olmaz bu işler!
Yardım kampanyalarına katılmak ve şov yapmakla da olmaz.
Yapacağınız en güzel iş işinizi düzgün ve kuralarına göre yapmaktır.
*
Ayrıca devletin (siyasetin demiyorum) yönetmelik sonrasında yapılan tüm binaları tüm detayları ile yeniden inceleyerek kamuoyunu bilgilendirme kararlılığı olmalı!